Öz
Amaç
Adenomyozis sık görülen benign bir jinekolojik durum olmasına rağmen, kesin prevalansı ve ilişkili faktörler hala araştırma konusudur. Bu çalışmanın amacı, kliniğimizde benign nedenlerle histerektomi yapılan hastalarda adenomyozis prevalansını belirlemek ve bu durumla ilişkili demografik ve klinik özellikleri analiz etmektir.
Yöntem
Bu retrospektif çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirildi. Ocak 2016 ile Aralık 2020 arasında benign nedenlerle histerektomi yapılan 1734 hastanın histopatoloji raporları incelendi. Hastalar, adenomyozis varlığına veya yokluğuna göre iki gruba ayrıldı. Demografik veriler, klinik prezentasyonlar, cerrahi endikasyonlar ve eşlik eden patolojiler gruplar arasında karşılaştırıldı. İstatistiksel analiz için SPSS 27.0 kullanıldı.
Bulgular
Bin yedi yüz otuz dört hastanın 526’sında histopatolojik olarak adenomyozis doğrulandı ve prevalans %30,3 olarak bulundu. Adenomyozis grubundaki hastaların yaş ortalaması (51,4’e karşı 50,2 yıl, p<0,001), gravida (4,49’a karşı 3,67, p<0,001) ve parite (3,21’e karşı 2,77, p<0,001) anlamlı olarak daha yüksekti. Adenomyozis grubunda en sık görülen semptom anormal uterin kanama (%59,2) idi. En sık eşlik eden patoloji, adenomyozis olgularının %48,9’unda bulunan leiomyom idi. Dikkate değer bir şekilde, olguların %22,6’sında herhangi bir ek patoloji olmaksızın saf adenomyozis tespit edildi.
Sonuç
Çalışma popülasyonumuzda adenomyozis prevalansı anlamlı olup, benign nedenlerle histerektomi yapılan hastalarda sık görüldüğünü doğrulamaktadır. İleri yaş, yüksek gravida ve parite önemli ilişkili faktörler olarak tanımlanmıştır. Bu bulgular, anormal uterin kanama ve diğer yaygın jinekolojik şikayetlerin ayırıcı tanısında adenomyozisin dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır.


