Öz
Amaç
Koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19) nedeniyle hastaneye yatırılan gebelerin yoğun bakım ünitesi (YBÜ) gereksinimine göre demografik, klinik, laboratuvar ve obstetrik özelliklerini karşılaştırmak ve YBÜ yatışının bağımsız belirleyicilerini saptamaktır.
Yöntem
Bu retrospektif kohort çalışmaya, Eylül 2020-Aralık 2021 tarihleri arasında üçüncü basamak bir referans merkezinde gerçek zamanlı-polimeraz zincir reaksiyon ile doğrulanmış COVID-19 tanısı ile hastaneye yatırılan gebeler dahil edildi. Hastalar klinik seyirlerine göre YBÜ ve YBÜ dışı gruplar olarak sınıflandırıldı. Başvuru anındaki demografik, klinik, laboratuvar ve obstetrik veriler gruplar arasında karşılaştırıldı. YBÜ yatışının bağımsız belirleyicilerini tanımlamak amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapıldı.
Bulgular
Toplam 402 gebe çalışmaya dahil edildi ve bunların 49’u (%12,2) YBÜ’ye yatırıldı. YBÜ’ye kabul edilen gebeler, YBÜ dışı hastalara kıyasla daha ileri yaşta olup daha erken gebelik haftasında başvurmuşlardı. Başvuru anında YBÜ hastalarında solunum sayısı anlamlı derecede daha yüksek, oksijen satürasyonu ise daha düşüktü. Laboratuvar analizlerinde, YBÜ hastalarında lenfosit sayıları anlamlı olarak daha düşük; C-reaktif protein ve prokalsitonin düzeyleri ise belirgin şekilde daha yüksekti. Hemoglobin, hematokrit, toplam lökosit sayısı, nötrofil sayısı, trombosit sayısı, D-dimer ve fibrinojen düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Obstetrik sonuçlar YBÜ hastalarında daha kötüydü; sezaryen doğum, preterm doğum ve maternal mortalite oranları daha yüksekti. Hastanede kalış süresinin medyanı YBÜ grubunda YBÜ dışı gruba göre anlamlı derecede daha uzundu [18 (çeyrekler arası aralık, 13,5-23) güne karşılık 5 (çeyrekler arası aralık, 3-8) gün; p<0,001]. Çok değişkenli analizde, başvuru anındaki solunum sayısı YBÜ yatışı için bağımsız ve güçlü bir öngördürücü olarak saptandı (düzeltilmiş olasılık oranı: 1,30; her 1 nefes/dak artış için; %95 güven aralığı: 1,21,41; p<0,001).
Sonuç
COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırılan gebelerde YBÜ gereksinimi, obstetrik özellikler veya laboratuvar parametrelerinden ziyade akut solunumsal bozulma ile ilişkilidir. Başvuru anındaki solunum sayısı, kolay erişilebilir ve klinik olarak anlamlı bir belirteç olup, bu hasta grubunda erken risk sınıflandırmasına katkı sağlayabilir.


